|
Coğrafî durum ve doğal yapı
Aslanapa İlçesi Kütahya'ya 40 km uzaklıkta olup Kütahya'nın 12
ilçesinden biridir. Kütahya'nın güney batısında yer alan, İl
merkezine 40 km uzaklıktaki İlçenin yüzölçümü 659 km2'dir. Rakımı
980 metredir. Yeryüzü şekilleri bakımından dağlar,
ovalar ve
yaylalarla kaplıdır. Bitki örtüsü makilik ve ormanlıktır. Ormanlarda
çam ve meşe ağaçları hakimdir. İklimi karasal iklim karakteri taşır.
Ayrıca Ege Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında geçiş bölgesi
olduğundan geçiş iklimi özelliği de gösterir.
Nüfus ve idarî yapı
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi çerçevesinde
yapılan 2008 yılında açıklanan sayım sonuçlarına göre
İlçemizin nüfusu 12.051'dır. Nüfusun 1.740'ı İlçe Merkezinde, 10.311'i
ise köylerde yaşamaktadır. İlçe Merkezi, 2 mahalleden ibaret olup,
ayrıca 33 köy ve 1 köy bağlısı bulunmaktadır.1967 yılında Belediye
ve 1987 yılında ilçe olan Aslanapa, Osmanlı Döneminde "Gireği"
adında bir nahiye olarak tarihî kaynaklarda yer almaktadır.
Aslanapa Belediye olduktan 20 yıl sonra ilçe olmak için girişimde
bulunmuştur. İlçe olma talebi 1970'lerde Aslanapa'ya gelen
zamanın Başkakanı Süleyman DEMİREL'e iletildiğinde "...siz önce şu kerpiç evleri kaldırın ondan
sonra düşünürüz..." sözüyle bir süre ertelense bile 1987 de kerpiç
evlerin ortadan kalktığı düşünülerek talepler yeniden canlanmıştır.
1987 yılında çıkarılan 19.06.1987 Tarih ve 3392 .sayılı kanunla
Aslanapa 103 yerleşim yeri ile beraber ilçe olmuş ve ilgili kanun
04.07.1987 tarih ve 19507 Sayılı Resmî Gazete'de ilân edilmiştir.
Tarihçe
Aslanapa en eski yerleşim yerlerindendir. Merkez, Örenköy,
Ortaca, Aslıhanlar, Kureyşler, Göynükören, Karadiğin köylerinde
tespit edilen yerleşim yerleri ve Tümülüsler (anıtsal mezar
yapıları) bulunmaktadır. Bu yerleşim yerlerinden en eskisinin İlk
Tunç Çağına (MÖ.300-2500 yılları) kadar gittiği tespit edilmiştir.
İlçeye bağlı Karadiğin ve Ortaca köylerinde tespit edilen ve Müze
Müdürlüğünce yapılan kurtarma kazılarında altı adet tümülüsün, MÖ. 6.Yüzyıla ait olduğu buluntulardan anlaşılmıştır. Göynükören'deki
taş ocaklarının Roma döneminde işletildiği ve buradan taş kesildiği
izlerden anlaşılmaktadır. Aslanapa, Bizans döneminden sonra
Türklerin eline geçmiş, Germiyan ve daha sonra da Osmanlı'nın
egemenliğine girmiştir.
1982 yılında Aslanapa'nın Bayat köyünde bulunan ve MTA Ensitüsü'nün Jeoloji Şubesi Paleontoloji Servisinin 29.06.1982 tarih
ve 1982/1 no'lu Paleontolojik Tetkik ve Tayin Raporunda incelemesi
yapılan fosillerin 20 milyon yıl öncesine yani Geç Miyosen (Karasal)
döneme ait olabileceği tahmin edilmiştir. Fosiller; Hipparion
(Atların Atası) Cmhilotherium (Gergedanların Bir Türü), Giraffidae
(Zürafagiller) gibi miyosen dönemde yaşamış hayvanlara aittir.
Aslanapa bu yönüyle Anadolu'da eski çağlardan günümüze kalıntı
taşıyan ender yörelerden biri olma özelliği göstermektedir.
Aslanapa ismi
Kütahya Çinisi üzerine önemli araştırmalarıyla tanıdığımız Sanat
Tarihçisi Oktay Aslanapa'dan alınan sözlü bilgilere göre Azerbaycan
ve özellikle Nahçıvan civarında yaşayan İl Deniz oğullarından Meraga
Emiri Arslan Apa sülalesinden bir grubun Türkmen göçleriyle beraber
gelip bu günkü Aslanapa'nın olduğu yere yerleştikleri ve Aslanapa
isminin buradan geldiği belirtilmektedir.
Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyelerinden ve arşiv belgelerine
ulaşmamızda yardımlarını gördüğümüz, kıymetli arşiv araştırmacısı ve
edebiyatçı Cevdet DADAŞ'ın anlatımıyla Aslanapa isminin anlamı ve
tarihî gelişimi şöyledir. En eski çağlardan beri dünyaya hakim
olmayı bir gaye edinen Türkler, inanç, kültür ve töreleri gereği
büyüklerini Ata, Hoca, Baba, Aba ve Beğ gibi kelime ya da unvanlarla
hep yüce tutmuşlardır. Bunlar arasında Arslan Baba, Korkut Ata ve
Çoban Ata gibi hatıraları birer kutsal simalar halinde yaşayan
isimler vardır. Bu isimler bir zamanlar kendilerine büyük manevi
rütbeler verilmiş ve etkileri milletin ruhuna yansımış ve millî
hafızaya işlenmiş destanî şahıslara ait isimlerdir.
Abi, büyük kardeş anlamına da gelen Apa'nın Arslan ile birlikte
bir özel ismi belirtmek için kullanıldığı görülmektedir. Bütün
bunlar halk arasında Aslanapa'nın ovada kurulduğu daha sonra Aslanın
ovası yerine Aslanapa olduğu benzeri söylentilerin birer
yakıştırmadan öteye gitmediğini göstermektedir.
Aslanapa'nın örf ve adetleri
Yemekle ilgili adetler : İlçemizin yemek adetleri yani
öğünlere göre tüketilen yemek çeşitleri genellikle aynıdır. Bütün
evlerde her akşam tarhana çorbası yenilir. Bu çorbanın ana maddesi
halkın kendisi tarafından hazırlanmakta ve uzun bir süre
tüketilmektedir. Bunun yanı sıra tavuk, kaz ve hindi eti de çok
meşhurdur. Genellikle civciv olarak aldıkları tavuk,
kaz ve hindileri
yetiştirirler. Ramazan ayında Sahur vakti gözleme yapılır ve yanında
komposto ile yenir. İftar yemekleri ise genellikle çorba, et ve
pilavdır.
Doğumla ilgili adetler : Herhangi bir evde doğum olması
durumunda önce akrabalar, sonra komşular ziyarete gelirler.
Ziyarete gelen misafirler genellikle çocuğa oyuncak veya bir giyim
eşyasını hediye olarak getirirler. İlçemizde halkımız genellikle
birbirini tanıdığı için hemen herkes böyle durumlarda birbirlerine
ziyarete giderler. Çocuğun ismi genelde üç gün sonra konmaktadır.
Eğer çocuk özel bir önemi olan günde doğmuşsa o günün manasıyla
ilgili bir isim seçilir. Çocuğun ismi seçilirken aile büyüklerine
sorulur. Öncelikle ve muhtemelen anne ya da babanın ismi konur.
Düğünler : Düğüne bir-iki ay önceden hazırlanılır. Gelecek
olan misafirlere davetiye kartları gönderilir. Düğün günü herkes
düğüne gelir. Düğün gününde misafirlere her öğün yemek verilir.
Pazar günü öğle vakti konvoylarla gelin oğlan evine getirilir ve
düğün sona erer.
Özel günler ile ilgili adetler : Eskiden ilçemizde özel
günler olarak hıdırellez ve nevruz kutlanmaktaymış. Bu günlerde
mahalle ortasına büyük bir ateş yakılır, halk çoşku ile bin
yıllık geleneği devam ettirirdi. Fakat şimdi böyle çoşkulu
kutlamalar artık rastlanmamaktadır. Bunun dışında gençler askere
gitmeden önce açık bir alanda büyük bir ateş yakarlar, şarkılar-türküler
söylerler, oyunlar oynarlar ve böyle çoşku ile askere
uğurlanmaktadırlar.
Bayramlar : Bayram gelmeden bir hafta önce herkes evini,
işyerini temizler. Boya, badana yapar. Bayram sabahı herkes erkenden
kalkar. Namaza gider, bayram namazı sonrası herkes birbiri ile
camide bayramlaşır. Daha sonra herkes yeniden evine gider ve yemeklerini
yerler. Yemekten sonra küçükler büyüklerine el öpmeye gider. Akşam
da çeşitli ziyaretler yapılır.
Ölümle ilgili adetler : Eğer bir kişi vefat etmişse selâ
yoluyla herkese öldüğü duyurulur. Haberi alan konu komşu, akrabası,
eşi dostu eve ziyarete yani başsağlığına gider. Daha sonra cenaze
defnedilir. Kişi gömüldükten sonra akşamleyin komşuları tarafından
cenazenin çıktığı eve yemek getirilir, bu yemeğe eren yemeği denir.
Pide ve helva dağıtılır.
|